image widget

Hayat güzel midir?

View Results

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Gelecekte işe başvuru formları nasıl dolacak?

Gerçek olduğu iddia edilen, dolduran kişinin bu formla işe alındığını belirten ve de internette dolaşan bir işe başvuru formunu aşağıda paylaşıyorum;

1. Adınız Soyadınız:
Mehmet Tartar

2.Yaşınız:
Yirmi sekiz.

3.Şirketimizdeki hangi pozisyon için başvuruyorsunuz?
Mümkünse yatay bir pozisyon için. Eğer daha ciddi bir cevap istiyorsanız, ne iş
olsa yaparım. Şart öne sürebilecek durumda olsaydım, burada bu formu dolduruyor olmazdım.

Gelecekte neler olacağını bilmek, insanların en büyük arzusu ve en temel kaygısı. Pek çok kimse geleceğin planlanabilir olduğuna inanmak yerine, astrolog, bilge, kahin ve falcılara başvuruyor. Bu mecralar neredeyse psikolog ve danışmanlardan daha çok ilgi görüyorlar. Oysa, fütüristlere göre geleceği öğrenmeye çalışmak yerine onu yaratmak, daha akıllıca bir yaklaşım.

Strateji, planlama daha çok askeri, teknik alanlarda, iş konusunda, geçerliliği olan kavramlar. Bireylerin kendi hayatlarını planlamasına, stratejilerini oluşturmasına ise henüz pek fazla inanan yok. Genellikle planlı programlı yaşayan insanların daha başarılı olduğu kabul görüyor. Ancak bunun bir “yetenek” olduğu fikri de oldukça yaygın.

Kayaköy bienali

Yıl 1995. Tatildeyim. Fethiye merkezden Kayaköy dolmuşlarına binmişim. Yalnızım. Çok merak ediyorum. O kadar anlatıldı ki, ben gitmeden burası. Mutlaka görmem gerektiği ve orayı çok seveceğime ilişkin bir çok tasvir, öneri, hikaye. Ölüdeniz’e bağlanan dar patika yolları. Terkedilmiş, sadece anıt gibi kalan taş evleri. Onca geçen yıllara rağmen çatısı bile kalmamış bu evlerin renklerini hala keşfedebildiğiniz rengarenk kök duvar boyaları.

Motivasyon Emiciler

- Mehmet’ciğim, masanın üstündeki ne?
- (Sanki o da görmüyor mu? Aynı masanın etrafındayız işte!) Kalemlik ya, Fevzi Bey.
- Peki, kalemlik. Neden içinde kalem var sence?
- (Allah Allah! Test devam ediyor. Nedir bu oyun?) Kalemlik olduğu için. İçine kalem konması tasarlandığı için, Fevzi Bey.
- Peki, sen bunu biliyordun da, kalem koydun mu?
- Evet, koydum. (Bitti galiba, doğru cevabı verdim sanırım!)
- Neden daha fazla koymadın, o zaman?
- (Oyun bitmemiş…) …

Medeni bir yerde çalışmak…

Hem sahada hem de ofiste icra edilebilecek meslekler var. Mühendis, işletmeci, avukat, hatta doktorsanız bile, şantiyede, resepsiyonda, gişede, mahkemede, acil serviste olmak yerine, büyük büyük kurumların yazları serin, kışları sıcak ofislerinde görev yapmayı seçebilirsiniz.
Bir yandan gerçek hareketin merkezinden daha uzak olursunuz, piyasayı parmaklarınızda hissedemezsiniz, nabzı tutamazsınız ama öbür taraftan da hafta içi 9.00-18.00 çalışıp, diğerine kıyasla daha “medeni” bir ortamda olduğunuzu düşünürsünüz.
- “Neden şirketimizin Genel Müdürlüğü’nde çalışmak istiyorsunuz?”
- “Merkezden büyük resmi görmeyi istiyorum. Kurumsal bir yer olması da benim için önemli. (kadınsa, çoğunlukla şunu da ekler: – Hem adresi de belli, güvenilir.) MEDENİ BİR ÇALIŞMA YERİ…”
Ne istediğini tam tanımlayamamış tecrübesiz çocuklar… Oysa, inceliğin, nezaketin sözlükten çoktan çıkarıldığı ofislerde yaşıyoruz çoğumuz. Neler mi oluyor? Aşağıdakilerin en az bir-ikisine her “medeni” işyerine rastlamak olası.

4857 Sayılı İş Yasasının 8 ila 16 ncı maddeleri arasındaki düzenleme İş Sözleşmesi ve türlerini hükme bağlamıştır.Doğurduğu Hukuki sonuçlar bakımından bu türlerin niteliği önemlidir. Belirtilen nedenle bu türleri ayrı ayrı incelemekte yarar bulunmaktadır.
Öncelikle İş sözleşmesi tanımını 8 nci maddede ifade edildiği gibi ‘’bir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi,diğer tarafın da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan’’ anlaşma olarak belirliyebiliriz. Tarifinden de anlaşılacağı gibi iş görmeyi üstlenen taraf ‘’İşçi’’, ücret ödemeyi üstlenen taraf ise ‘’İşveren’’ dir.
Yasada aksi belirtilmiş olmadıkça iş sözleşmesi özel bir şekle tabi tutulmamıştır Ancak,süresi bir yıl veya daha fazla olan anlaşmanın yazılı olarak yapılması zorunluluğu vardır.

4857 SAYILI İŞ YASASININ 2.NCİ MADDESİNDE YER ALAN TANIMLAR
VE
ASIL İŞVEREN-ALT İŞVEREN (Taşeron) İLİŞKİSİ

4857 Sayılı İş Yasasının 2 nci maddesinde’’ Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye İŞÇİ,işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara İŞVEREN ,işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye İŞ İLİŞKİSİ , İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime İŞYERİ ‘’ denilerek İş kanununa konu olan tanımlamalar belirtilmiştir.

Maddenin 6 ve 7 nci fıkralarında ise, ASIL İŞVEREN ile ALT İŞVEREN ilişkisinin koşulları ile şekli ve her iki tarafın sorumlulukları hükme bağlanmıştır

Hem aday hem de mülakatı yapan kişi için oldukça stresli bir konu olan mülakatlarda giriş konuşmalarının oldukça samimi ve beliren soğuk havayı ortadan kaldırıcı nitelikte olması gereklidir. Mülakatın başında yapılacak olan kısa samimi bir sohbet iki tarafın da bilgi alışverişini daha verimli hale getirmesini sağlayacaktır. Bunu sağlamanın yolu da mülakatı yönlendiren mülakatçının, mülakatla doğrudan ilişkisi olan veya olmayan sohbet türü bir girişe zaman ayırmasıdır. Bu iki taraf içinde stresi az da olsa ortadan kaldırmak için en etkili yöntemdir. Aday olarak bu tip bir sohbeti siz de başlatabilirsiniz ama ülkemizde daha çok mülakatçının girişi yaptığı gözlemlenmektedir. Aday olarak aşağıda belirtilen sorulara kesinlikle negatif yönden yaklaşmayın. Aşağıda girişi sağlayacak bazı sorular örnek olarak verilmiştir:

Mülakat stresiyle nasıl başa çıkarsınız?

Birçok iş arayan, stresi mülakatla eş anlamlı görüyor. İş arayanlar, mülakatı atlatana kadar stresli oluyor. İş görüşmesi için ne giyeceklerinden, sorulara ne yanıt vereceklerine kadar tüm ayrıntılar onlar için bir stres unsuru. Ancak iş arayanları en yoğun şekilde etkileyen stres türü, mülakat sırasındaki stres. Çünkü bu tür stres mülakatın kötü geçmesine sebep olabiliyor. Peki, görüşme sırasında sakinliğinizi nasıl koruyabilirsiniz? Birkaç basit teknikle bu sorunla başa çıkmak aslında çok kolay.

Yaşamda karşılaşılan her yenilik, insana ilk bakışta biraz ürkütücü görünebilmektedir. İlk kez gidilen bir ülkede, kalacağı oteli bulmak için kişi ya saatlerce dolaşıp oteli arayacak ya da diğer seçeneği kullanıp birine soracaktır. Bilinmeyen bir ortamda yol gösteren birinin varlığı, kişiyi hem zaman kaybından hem de belirsizlik duygusundan kurtaracaktır. Aynı şey bir işletmede işe yeni başlayan kişiler için de geçerlidir. İçinde bulundukları yeni ortam ve insanlara adapte olabilmelerini kolaylaştıracak oryantasyonun sağlanması ise genellikle işletmelerdeki insan kaynakları departmanlarının görevidir.
Kurumsallaşmış büyük firmalar, oryantasyonun sosyalizasyon sürecine olan kısaltıcı etkisinin bilincinde oldukları için, işe yeni başlayan çalışanlarına şirket, iş ve kurum kültürü hakkında oryantasyon sağlamaya önem vermektedirler. İşe yeni başlayan çalışanlara oryantasyon yapmanın amacı, iyi bir ilk izlenim edinmelerini ve işe başlamadan önce iş hakkında fikir sahibi olmalarını sağlamaktır. Ayrıca işe yeni başlayan çalışanların hedeflerini ve beklentilerini belirlemek, ilk andan itibaren işe katıldıklarını hissettirmek, memnuniyeti arttırmak ve yeni çevreye kolayca adapte olmaları sağlamak oryantasyonun işlevleri arasındadır. Oryantasyon, çalışanları doğru yönde ilerletmek ve onlara, kendilerine verilen araçlarla neler başarabileceklerini göstermektir. Bunların dışında oryantasyon, işe yeni başlayan çalışan ve işveren arasındaki ilişkinin kısa süre içerisinde kurulmasına yardım etmektedir.
İyi bir oryantasyon, işverenin yeni çalışana işi öğretmek için harcayacağı zamanı minimuma indirir ve işe yeni başlayan çalışanların duyabilecekleri endişeyi azaltır.
İki tür oryantasyon vardır: